Gaziantep’ten Alanya’ya bir lezzet hikayesi

Gaziantep'ten Alanya'ya bir lezzet hikayesi
Gaziantep'ten Alanya'ya bir lezzet hikayesi

Dünyada şehir ismiyle anılan tek mutfak Gaziantep Mutfağı’dır. Çeşitli kültürlerle harmanlanan Gaziantep Mutfağı, tarihi İpek Yolu güzergahında bulunması nedeniyle zengin bir mutfaktır ve içerisinde yaklaşık 250 çeşit yemek türü bulunmaktadır. Geçtiğimiz günlerde Oba Köşebaşı Kebap ve Baklava markasını Alanya’ya kazandıran Mehmet Tanrıtanır’la kebap ve lezzet üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Mehmet Tanrıtanır
Mehmet Tanrıtanır

“Malzemelerimizin çoğu Gaziantep’ten geliyor.”

Geçtiğimiz ay hizmet vermeye başlayan Oba Köşebaşı Kebap ve Baklava, sunduğu sınırsız hizmet ve ürünlerinin tartışılmaz lezzetiyle tüm dikkatleri üzerine çekiyor. Ata mesleklerinin lokantacılık olduğunu ve çıraklığını yapmadıkları hiçbir şeyde ustalık iddia etmeyeceklerini belirten Mehmet Tanrıtanır, “Restoranımızın çatısı altındaki bir çok ürünümüzün teminini Gaziantep’ten yapıyoruz. Taş fırınımızda sadece Antep Lahmacunu ve Urfa Lahmacunu çıkıyor. Fırınımızda pide yapmıyoruz. Çünkü çıraklığını yapmadığımız bir işin ustalığını yapmayız. Meşhur “Küşleme” etini ve “Lokum” etini Gaziantep’ten getirtiyoruz. Bunlar çok özel etler. “Katmer” ve “Havuç Dilim Baklava” bizim spesiyalimiz. Katmerimizin unu ve fıstığı da Gaziantep’ten geliyor. Bütün ürünlerimizi yerinden temin ediyoruz. Çünkü tadı bir kez bozarsanız her şey biter. Bizim tek amacımız müşterilerimize lezzet sunmak. Dedem de babam da bu işin mutfağından yetişmiş insanlar ” dedi. Markalaşma süreci için 1.5 yıldır çalıştığını belirten Tanrıtanır sözlerine şu şekilde devam etti: “Şükürler olsun ki hep doğru insanlarla çalıştık. 3-4 marka düşündük ama sonra Oba’da olduğumuz için ve mekanımız köşe başında olduğu için ‘Oba Köşebaşı Kebap ve Bakvala’ isminde karar kıldık. Mekanımızın çatısı altındaki çatal bıçaktan tuzluğa kadar aklınıza gelebilecek her ürün 1. sınıf malzeme. Bizim için disiplin ve hijyen tartışılmazdır. Kahve fincanımızdan peçetelerimize kadar her şeyi logolu çalıştık. Paket servisimiz için geri dönüşümlü özel ambalaj kağıtları yaptırdık ve hiçbiri kanserojen madde içermiyor.”

Seddar Tanrıtanır, Kadir Tanrıtanır, Mehmet Tanrıtanır
Seddar Tanrıtanır, Kadir Tanrıtanır, Mehmet Tanrıtanır

“Bizim için başarı bir alışkanlık ve alışkanlıklarımızı bozmamaya çalışıyoruz.”

Başarının atalarından kendisine kalan bir miras olduğunu belirten Tanrıtanır, “Bizim tek amacımız lezzeti direkt müşterilerimize ulaştırmak. Arka planda iki tane kasabımız var. Biz kesinlikle dişi hayvan kesmiyoruz. Çünkü dişi hayvanın eti yavan olur. Kebabın yanı sıra turşularımızın, zeytinlerimizin ve kuruluklarımızı arzu eden müşterilerimize temin edebiliyoruz. Bunun yanı sıra Antep’imizde el zanaatı ve bakır işlemeciliği çok önemlidir. Arzu eden müşterilerimize işlemeli bakır ürünlerimizden ve Antep’e özgü kışın üşütmeyen, yazın terletmeyen Kutnu Kumaş’tan temin edebiliyoruz. Müşterilerimiz ızgara bölümünden kendi etlerini seçebilirler. Misafirlerimiz ürünlerimizin hazırlanışını kendileri de izleyebilirler” dedi. Mekan girişinde iki tane vale olduğunu belirten Tanrıtanır, misafirlerinin araçlarını park etme sorunu yaşamayacaklarının da altını çizdi. Mekanın dekorasyonunda masalar arasındaki mesafelere kadar dikkat ettiklerini belirten Tanrıtanır, “Biz misafirlerimizin rahatı için çabalıyoruz. Bizi tercih eden müşterilerimizin boğulmaması ve ailevi konularını rahatça konuşabilmeleri için mekan içindeki masa dizimine dikkat ettik. Özel davetler ve iş yemekleri için de VIP odamız mevcuttur” dedi.

Foto 4

“Malzemelerimizin hepsi günlük hazırlanıyor”

Mutfaklarından çıkan her ürünün günlük hazırlandığını belirten Tanrıtanır, “İzmir’den getirttiğimiz meze dolabımızdaki mezelerimiz ve bütün ürünlerimiz günlük olarak hazırlanıyor. Etlerimiz günlük ve taze kesim. Bin 500 küçükbaş canlı hayvanımız var ve toptan et alıp depolarda saklamıyor, taze kesim yapılıyoruz sürekli. Gün sonunda artan ürünlerimizi ihtiyaç sahiplerine ve hayvan barınaklarına gönderiyoruz. Gaziantep’te geçmişi 500 yıla dayanan Beyran Çorbamızın hazırlığı yaklaşık 20 saati buluyor. Gece her zaman mutfakta çalışan bir arkadaşımız oluyor. Bizde herkes kendi işini yapıyor. Kasap kasaplığını, pişirici pişiriciliğini yapıyor. Bir adama 3 tane iş verirsen çıkacak sonuçtan hayır gelmez. Biz ekip olarak bir aileyiz. Hepimiz bir çalışanız. Bizde patron eleman algısı yok. Hepimiz işimizi çok seviyoruz ve güler yüzlü misafirperverliğimizden asla ödün vermeyeceğiz. Beyran Çorbamız ilikli et suyundan hazırlandığı için şifa kaynağıdır. Bizim karışık kebaplarımızda tavuk yok. Menümüzde balık yok. Biz kebapçıyız” dedi.

Foto 5

“Gaziantep kahvaltımız da var.”

Müşterilerine Gaziantep kahvaltısı da sunduklarını belirten Tanrıtanır, “Menümüzde zeytin salatası, patates salatası, sahanda yumurtadan kasap sucuğuna kadar Gaziantep’e özgü kahvaltı da sunuyoruz. Kasap sucuklarımızı kendi kasabımız hazırlıyor. Nar ekşimizi kendimiz yapıyoruz. Sızma zeytinyağımız Antep’ten geliyor. Kıymalı, patatesli ve peynirli kol böreklerimizi kendi ustamız açıyor ve taş ocağında pişiriyoruz. Yemeklerin sonunda misafirlerimize menengiç kahvesi ikram ediyoruz” dedi. Mutfaklarında makine anlamında hiçbir şeyin olmadığını belirten işletme sahibi, bütün et ürünlerinin zırhtan geçtiğini ve fasılcı olmadıkları için mekan konseptinse sözsüz müzik olduğunu, akşam 21.00’dan sonra ise eski resitallerden oluşan ocakbaşı müziklerini yayınladıklarını söyledi.

Foto 6

“Havuç dilimi baklavamız da Gaziantep’ten geliyor”

Fıstıklı Katmer ve Havuç Dilim Baklava’da da iddialı olduklarını belirten Tanrıtanır,”Havuç dilimi baklavamız Gaziantep’in ünlü markası İmam Çağdaş’tan geliyor. İmam Çağdaş Türkiye’nin en ünlü marka restoranlarına da baklava veriyor. Ürünlerimiz doğru sunum ve makul fiyatlarla müşterilerimize ulaşıyor. Dry Age yani dinlendirilmiş et servisimize de başladık. Dry Age’lerimizi Hacıince’den temin ediyoruz.” dedi.
Yazı: Gülşah Erdem

Foto 7

Foto 8

Foto 9

Foto 10

Foto 11